Posts tagged gebelik

Başarılı bir diyet için yapmanız gereken

Diyep yapma kararı aldınız ve dün başlayıp, bu gün bıraktınız mı hep? O halde gelin Uzman Diyetisyen’den öneriler edinin Melek‘lerim.

Diyetisyen Banu Kazanç “Diyet yaparken kendinize 1 aylık hedefler koyunuz, örneğin 1 ayda 5 kilo gibi. Fakat vermeniz gereken kilolar çok fazla olabilir bu noktada kendinizi rahatlatmalısınız. Diyeti gerilmeden, size uygun olacak programla, size özel düzenlenmiş bir programla yapmalısınız” diye söylüyor.

diyet110 Başarılı bir diyet için yapmanız gereken

Kazanç’a göre sağlıklı bir diyetle ayda 5 kilo maksimum 6 kilo vermeyi hedeflemek gerekiyor. İşte hedeflerinize ulaşmanın kolay yolu;

1- Zayıflayabilmeniz için günde 2,5 lt. su içmeniz gerekiyor.

2- Yemekleri hazırlarken tuz koyun fakat ekstra tuzu kaldırın. Salatalarınıza bile tuz koymayın. Salata sosunu şu şekilde hazırlayın; 1 çorba kaşığı zeytin yağı, istediğiniz kadar limon, balsamik sirkesi, nar ekşisi. Salatanızda az miktarda havuç ve mısırda yer alabilir.Bütün salata malzemelerini istediğiniz kadar yiyin fakat tuz koymayın. Yemekleri pişirirken koyduğunuz tuz vücudunuz için yeterli olacaktır.

3- Günlük ekmek tüketiminiz 3-4 dilimi geçmemeli. Daha çok doyuran çok tahıllı ekmeği ya da tam buğday ekmeğini tercih edin.

4- Makarna, pilav, noodle, bulgur, patates gibi fazla karbonhidrat içeren yiyecekleri haftada 2 defa öğle öğününde yemeye özen gösterin. Özellikle yediğiniz pilav, makarna gibi yiyeceklerin hızlı bir şekilde yağa dönüşmemesi için yanında mutlaka protein içeren yiyeceklerle karışık tüketin. Örneğin; makarna ve yoğurt, pilav ve et, püre ve kuru baklagiller gibi.

5- Canınız tatlı istediğinde tatlıyı 4-5 ara öğününde tüketin. Haftada 1 olmak şartı ile.

6-Alkollü içeceklerden şarap, votka ya da rakıyı tercih edebilirsiniz.Yalnız haftada 2 gün 2′şer kadeh şarap yada haftada 2 gün 2′şer duble rakı ya da 2 duble votka gibi.

7- Aşırı açlık hissettiğiniz dönemlerde protein ağırlıklı diyet yapın. Et,tavuk, balık gibi besinler. Zengin protein içeren yiyecekler kan şekerini iyi dengeleyip açlık hissini bastıracaktır ve iyi kilo vermenizi sağlayacaktır.

8- Haftada 3 gün balık yemeyi unutmayın. Balıkta omega-3 ve omega-6 yağ asitleri bulunmakta. Balıktan gelen bu kaliteli yağlar kolesterol ve kan yağlarını düşürmenin yanında metabolizmayı da hızlandırıyor.Özellikle yağlı balıklar metabolizmanın iyi çalışması için çok önem taşıyor.Somon, uskumru,sardalya, ton balığını fazla tüketmeniz faydalı.

9- Aynı saatlerde yemek yemeye özen gösterin. Düzenli ve saatinde yemek yemek metabolizmayı düşünüldüğünde daha iyi çalıştırır.

10- Diyet yaparken bazı bitkisel çayların içilmesi faydalı olacaktır. Örneğin ısırgan otu vücutta yağ toplanmasını önler, günde 1 fincan içmeniz yeterlidir. Yeşil çay sindirimi kolaylaştırır ve vücudun su toplamasını önler, günde 2 fincan içebilirsiniz. Ada çayı ise kan dolaşımını hızlandırarak sindirimi kolaylaştırır, günde 1 fincan içiniz.

11- Yemeklerinizi tatlandırmak için gün içinde 2 tatlı kaşığı hardal ve 2 tatlı kaşığı ketçap kullanabilirsiniz.

12- Günde 1 kutu light kola tüketebilirsiniz ama daha fazla değil.

Başarılı bir diyet için yapmanız gereken

Leave a comment »

Lazer tedavisi’nin iki sorunun çözümünde devrim

Lazer tedavisi'nin iki sorunun çözümünde devrim

Bel ve boyun ameliyatlarının büyük bir bölümünün gereksiz yere yapıldığının altını çizen Dr. Mehmet Yavuz, ML Lazer Tedavisi’nin iki sorunun çözümünde devrim niteliğinde olduğunu söyledi…

Doktora başvurma sebeplerinin en başında boyun ve bel ağrıları geliyor. Birçok kişinin de bildiği gibi öncelikle akla gelen ilk tedavi yöntemi ameliyatlar. Reem Nöroloji Merkezi kurucusu Dr. Mehmet Yavuz, bel ve boyun fıtığı ameliyatlarının önemli bir bölümünün gereksiz yere yapıldığını belirterek, uyguladıkları MLS Lazer yöntemini ve ameliyatsız ulaştıkları başarılı sonuçları anlattı.

LAZER TEDAVİSİ UYGULAYIN

Fıtıklar kişinin hayatını kâbusa çeviriyor diyebilir miyiz?

Tabii ki. Bel fıtığı, belde hissedilen ve belden ya da kalçadan başlayıp ayaklara kadar yayılan şiddetli ağrılardır. Ağrılar bazen dainanılmaz düzeyde olabilir. Özellikle her şeyin mekanikleştiği, kasların artık eskisi kadar kullanılmadığı günümüzde bel ve boyun fıtıkları giderek artış göstermektedir.

Sözünü ettiğiniz MLS Lazer Tedavisi hakkında bilgi verir misiniz?

MLS Lazer tedavisiyle bel ve boyun fıtığı tedavisinin, ameliyatlara da üstünlüğü vardır. Çünkü bel ya da boyun fıtığı ameliyatı olan bir kişinin kendine gelerek tamamen eski normal düzene girebilmesi neredeyse 6 ayı bulmaktadır.

ANESTEZİ YAPILMIYOR

Ayrıca ameliyat ve anestezi komplikasyonları mevcuttur. Birçok hastada ameliyat bölgesinin hassasiyetinden ötürü tekrarlamalar olmakta, aynı kişi aynı bel fıtığından 3-5 defa ameliyat
olmaktadır. Buna mukabil ameliyatlar acil durumlarda ilk seçenek olmalıdır. MLS Lazer terapisi ile uygulama yapılan bölgede; ağrı, enflamasyon ve ödem ortadan kalkar.

Enflamasyon, tüm doku derinliğiyle yok edilerek tablonun düzelmesi ve güçlü analjezik etki ile ağrının ortadan kalkması sağlanır. Derin yapılardaki kas lezyonları, lif zedelenmeleri, kıkırdak dokusu ve bağ dokusu zedelenmeleri MLS Lazer tedavi ile onarılır. Dolayısıyla MLS Lazer terapi, ameliyatsız ve anestezisiz bir yöntem olduğundan bel ve boyun fıtığında çığır açacak bir tedavi durumundadır.

TERAPİNİN YAN ETKİSİ VAR MI?

MLS Lazer Terapi yönteminin hiçbir yan etkisi yoktur. Kaç seans gerekli?

Normal perkutan lazer terapilerinde seans sayıları 30-40 a kadar çıkabilirken, MLS Lazer uygulamalarında genelde 10 seans yeterli olabilmektedir. Diğer lazer tedavilerine
üstünlüğü var mı? Bizim uyguladığımız MLS Lazer Terapi, multiplift sistem olup, en son teknolojik gelişime sahip modern bir uygulamadır. Dolayısıyla diğerlerinden hem etkinlik açısından hem de tedavi süresinin daha kısa olması bakımından birçok üstünlüğü vardır.

Başarı oranı nedir?

MLS Lazer Terapi’nin ameliyat ve anestezi komplikasyonları olmadığı gibi başarı oranı yüzde 99 dur.

Nörolojik kusurlar geri dönebilir mi?

Hastada bulunan, his kaybı, refleks kaybı, kaslarda incelme (atrofi) ve kuvvet kaybı gibi nörolojik kusurlar da tamamen ya da tama yakın geçmektedir.

Tedavide hasta ağrı, sızı, rahatsızlık hisseder mi?

“Hasta herhangi bir şekilde ağrı ve rahatsızlık algılamamakta, klinik tabloya göre takriben bir hafta sonra işine gücüne dönebilmektedir. Diğer tedavi yöntemleri ve ameliyatla
karşılaştırıldığında, özellikle işgücü kaybı dikkate alındığında, lazer lehine kıyaslanmayacak bir maliyet ve konfor farkı göstermektedir.

Lazer tedavisi’nin iki sorunun çözümünde devrim

Leave a comment »

İnce gösteren giyim önerileri

İnce görünmek için, kilo vermeyi beklemeyin. İşte size ince görünmenizi sağlayacak giyim önerileri Melek’ler.

İnce gösteren giyim önerileri

Giydiginiz kıyafetler sizi oldugunuzdan daha şişman yada yada fazlalıklarınızı teşhir ettiginde büyük moral bozukluguna neden olur dogal olarak..Sizi olduğunuzdan daha geniş gösteren giyim hatalarını bilirseniz, hem daha şık olabilir hem de daha ince görünebilirsiniz.

Zayıf ya da şişman, her koşulda zarif ve narin gösterecek şekilde giyinmenin inceliklerine ne kadar dikkat ediyoruz?

Giydiğimiz kıyafetleri iyi taşıyabilmek ve çevremizden iltifat almak, her zaman biz kadınların arzusu olmuştur. İnce yapılı veya kilolu olmamız fark etmez, hepimiz daima şık olmak ve beğenilmek isteriz.

BUNLARI GİYMEYİN!
Öncelikle mutlaka kaçınmanız gereken şeylere göz atalım. Mesela sert görünümlü, dik duran ve dökümlü olmayan kumaşlardan, aşırı dar ve vücuda oturan üstlerden, mini eteklerden, çok geniş ve bedene hakim olan yakalardan, çok büzgülü bluzlardan, iri desenler ve enine geniş çizgilerden kesinlikle uzak durulmalı.

Türk kadınlarında çok yaygın bir vücut şekline, yani ince üste ve geniş kalçaya sahip olan kadınlar, özellikle dar bodylerden kaçınmalı. Dar bodyler, kalça ve beden arasındaki farkın daha çok görünmesine neden olur. Pantolonda ise aşırı dar ve aşırı bol modeller ve belirgin kesimler giymemelidir. Dar modeller tüm hatları ortaya çıkarırken, bol modeller ise kişiyi olduğundan iri gösterir. Beyaz gibi çok açık renkler de tek başına tercih edilmemelidir.

BUNLARI GİYİN!
Mutlaka giyilmesi gerekenler listesinde ise bluz, elbise ve eteklerde dökümlü ve ince, pantolonda ise likralı kumaşlar başı çekiyor. Çok belirgin olmayan floral desenler ve Uzakdoğu desenleri, göğüs dekoltesini daha dar, bedeni daha uzun gösteren degaje ve “V” yakalar, hem hoş hem de modern görünüm veren asimetrik kesimler, ince ve dikey çizgili kıyafetler, koyu renkler ve çok açık renkler dışındaki tüm ara tonlar, pantolonlarda sıklıkla kalçadan belli bir darlıkta inen ve çok geniş paçaları olmayan kuplar, sağlık ve rahatlık açısından doğal kumaşlar, kotonlar ve ketenler, elbiselerde boydan kup ve diz altı modeller var.

Giyilecek bluzun boyu, baseni kapatırsa eteğin modeli belirginleşir ve genel görünüm daha hoş olur. Cekette ise her boyu tercih edebilirsiniz, fakat ceketle birlikte kullanacağınız eteğin boyu veya pantolonun kesimi önem taşır. Uzun bir ceket diz altı bir etekle, kısa ceket ise, düz kesim bir pantolon veya dizden yırtmaçlı asimetrik eteklerle güzel kombinasyonlar oluşturur. Bluz, ceket gibi üst grupta açık renkleri, alt gruplarda ise koyu tonları kullanarak hoş bir ikili yaratabilirsiniz. Daha uzun görünümlü bacaklar için de, diz altında etekler giymelisiniz. Uzun etek bacak boyunuzu daha uzun, bedeni ise daha kısa göstererek estetik bir orantı sağlar.

İnce gösteren giyim önerileri

Leave a comment »

Ekstre edilmiş yağlar

Ekstre edilmiş yağlar

Amerikalılar, rafine edilmiş ve yüksek ısılarda işlenmiş bir yiyecek olan yağdan bol miktarda tüketmektedirler. Yağlar ısıya maruz bırakıldıklarında, temel yağ asitlerinin kimyasal yapısı lipit peroksitler olarak bilinen toksik türevlere ve diğer toksik ve potansiyel olarak kanser yapıcı yan ürünlere dönü­şürler. Sadece normal kilonuza ulaşmanızı engelleyeceği için değil, aynı zamanda potansiyel olarak kanserojen oldukları için kızarmış yiyeceklerden ve ısıtılmış yağdan kaçınmanın en iyisi olduğu açıktır.

Yağı doğanın size sunduğu ambalajıyla alın. İhtiyacınız olan az miktardaki yağı, orijinal, işlenmemiş, ısıtılmamış ve doğal halinde, yani bütün bir yiyecek olarak almak en iyisidir. Öğütülmüş keten tohumu, keten tohumu yağından daha sağlıklıdır, çünkü sadece omega-3 yağını değil, değerli lif, lignan ve diğer fıtobesinleri içerir. Çiğ ay çekirdeği, kabak çekirdeği, mısır, zeytin ve avokadolar sağlıklıdır, ama ekstre edilmiş yağlan sağlıklı olmayabilir. Soğuk pres edilmiş yağlar bile ısının zararlı etkilerine maruz kalırlar ve lipit peroksitler içerir­ler. Bu nedenle, hastalarıma genellikle sıvı yağ yerine, yeterli omega-3 yağı alımını sağlamaları amacıyla, günde bir yemek kaşığı öğütülmüş keten tohumu ya da birkaç ceviz yemelerini öneririm.
Yağı bütün yiyecekten ekstre ettiğinizde, onu antioksidan-lar ve fitokimyasallar açısından zengin olan koruyucu çevre­sinden ayırdığınızı unutmayın. Kalori başına düşen besin oranı orta değerde olan bir yiyeceği, bu oranın daha düşük olduğu bir yiyeceğe dönüştürmüş ve aynı zamanda yağın kalitesini ısı ile bozmuş olursunuz. Kıvırcık salata, lahana ve pazı, lif, vita­minler, mineraller, fitokimyasallar, sebze proteini ve temel yağlar açısından zengin yiyeceklerdir. Yapraklı yeşil sebzelere yiyeceklerin kralı dememin bir nedeni de budur.

Diyetiniz yağsız olmamalıdır. Aslında bu diyeti yağ açısın­dan eksik hale getirmek neredeyse imkansızdır, çünkü yeşil sebzelerde ve fasulyelerde bile faydalı yağlar vardır. Amaç, zararlı ve işlenmiş yağları azaltıp (ya da tamamen diyetten çıkarıp), yerlerine doğal bütün yiyeceklerde doğal olarak bulu­nan faydalı yağları tüketmek olmalıdır. Avokado, ay çekirdeği ve badem gibi yiyeceklerde bulunan işlenmemiş yağlar, doğal yiyeceklerden oluşan bütünsel bir diyeti sağlıklı bir şekilde tamamlayabilir. Bu yiyeceklerdeki kalori miktarı yüksek ol­masına rağmen, E vitamini ve diğer antioksidanlar açısından zengindirler ve yağları ekstre edilip, işlenip şişelere kon­duğunda olduğu gibi, besinsel açıdan fakir değillerdir.
Bununla birlikte, fiziksel olarak çok aktif ve zayıf değil­seniz, ideal kilonuza erişmenizi engelleyecek olan bu yağ açısından zengin bitkisel yiyeceklerden aldığınız miktara dik­kat etmelisiniz. Eğer zayıfsanız ve düzenli olarak egzersiz yapıyorsanız, günde çiğ kuruyemiş ve çekirdeklerden 80-110 gram, bir avokado ya da çok az zeytinyağı tüketebilirsiniz.

Büyümekte olan çocuklar ya da kilo almakta zorlanan bir kişi biraz daha fazla diyetsel yağ alabilir ama yağ yukarıda açık­landığı gibi daha çok bütün yiyeceklerden alınmalıdır.

Fazla kilolu olduğunuzda vücudunuzda yeterince yağ depo­su olduğundan yeterli yağ almamak konusunda endişelenm­enize gerek yoktur. Diyetinizdeki yağ miktarı az olsa bile yağ eksikliği çekmezsiniz. Kilo verirken, enerji için bel çevre­nizdeki yağları kullanacağınızdan aslında “çok yağlı bir diyet” uygulamış olursunuz. Tek önemli konu, sağlıklı bir yağ asidi oranını korumaktır; bu nedenle günde bir yemek kaşığı öğü­tülmüş keten tohumu yemenizi tavsiye ederim. Çoğu kişi keten tohumunu meyvenin ya da salatanın üzerine serperek yemeyi sevmektedir.

Ekstre edilmiş yağlar

Leave a comment »

Aşırı gaz ve şişkinliği önlemek

Artık canınıza tak eden, bağırsaklarınızda ki gaz ve şişkinliği önlemek için, aşağıda ki tavsiyeleri dikkate almanızı öneriyoruz.

gaz 300x242 Aşırı gaz ve şişkinliği önlemek

Size en çok dokunan yiyecekleri belirlemeye ve bunlardan kaçınmaya özen gösterin. Birçok insan için rahatsız edici besinler arasında fasulye, bezelye, mercimek, lahana, turp, soğan, brokoli, brüksel lahanası, karnabahar, lahana turşusu, kayısı, muz, erik ve erik suyu, üzüm, tam tahıllı buğday ekmeği, kepekli tahıllar veya kekler, gevrek halkalar, acılı yemekler, bira, soda, maden suyu gibi diğer karbonatlı içecekler, süt, krema, dondurma ve buzlu süt bulunmaktadır.

• Yağlı yiyecekleri ve kızartmaları azaltmaya çalışın. Çoğu zaman şişkinlik, yağlı yiyecekler sonucunda ortaya çıkmaktadır. Yağ, midenin boşalmasını geciktirmekte ve dolgunluk hissini arttırmaktadır.

• Bir süre, lif yönünden zengin gıdaları azaltın. Haftalar sonra, yiyeceklerinize yavaş yavaş bunları eklemeye başlayın. Lif desteği için bir şey kullanıyorsanız, ilk başladığınız miktara dönmeye ve dozu yavaş yavaş arttırmaya çalışın. Lifli katkılar alıyorsanız, her gün en az 8 ila10 bardak arasında su içtiğinizden emin olun.

• Süt ürünlerinin kullanımını azaltın. Süt yerine, düşük laktoz içeren yoğurt gibi gıdaları deneyin. Laktozun sindirilmesine yardımcı olan Lactaid veya Dairy Ease gibi ürünleri de kullanabilirsiniz. Bir seferde süt ürünlerinden az miktarda kullanmak veya diğer yiyeceklerle birlikte tüketmek sindirimlerini kolaylaştırabilmektedir. Ancak bazı durumlarda, süt ürünlerini tamamen kesmeniz gerekebilir.

• Reçeteye tabi olmayan sindirim ilaçlarını deneyin. Ürettiği gazı azaltmak amacıyla liften zengin gıdalara, Beano gibi ürünleri ilave edin. Beano’ nun etkili olması için yemeğinizin ilk lokması ile birlikte almanız gerekmektedir; en iyi sonucu, bağırsaklarınızda hiç gaz olmadığı zaman vermektedir.

• Daha ufak öğünler yiyin. İki veya üç büyük öğün yerine, gün içinde sık sık ama daha ufak porsiyonlarda yemek yiyin.

• Yavaş yiyin, yemeğinizi iyice çiğneyin ve yutmayın. Yavaşlamakta güçlük çekiyorsanız, her lokmadan sonra çatalınızı masaya bırakın.

• Endişeli ve telaşlıysanız ya da aceleniz varsa yemek yemeyin. Daha rahat zamanlarda yemek yemeğe çalışın. Stresli iken yemek yemek sindirimi etkilemektedir.

• Asidofil kapsülleri veya likitlerini kullanın. Eğer belirtileriniz antibiyotik kullanımına bağlı ise, asidofil kapsülleri veya sıvısı sizin için yararlı olabilir. Bu destek tedavileri, antibiyotiklerin tahrip ettiği yararlı bağırsak bakterilerinin geri getirilmesinde yardımcı olabilir. Doğal gıda ürünlerini satan dükkânlarda ve bazı eczane ya da bakkallarda bunları bulabilirsiniz.

• Bir bardak nane çayı içmeyi deneyin. Nane yağının içinde bulunan mentolün, sindirim kanalınızdaki düz adale kaslarında spazm çözücü etkisi olabilir. Ilık bir nane çayı içmenin gaz ve spazm çözücü etkisi ile rahatlama sağlayabildiğini görebilirsiniz. Diğer yandan nane, mide ekşimesi ve asit geri kaçışında size faydalı olabilir.

Aşırı gaz ve şişkinliği önlemek

Leave a comment »

Mutlaka Tüketilmesi Gereken 30 Gıda

Gelişimimiz için tüketilmesi gerekli 30 besin maddesi… Vücudumuz için gerekli 30 besin maddesi…

Uzun ve sağlıklı bir yaşamın anahtarı bilinçli ve dengeli beslenmektir. Bu nedenle yiyeceğiniz besinleri sevdiğiniz için değil gerekli olduğu için seçmelisiniz.

İşte yaşamınız boyunca vazgeçemeyeceğiniz 30 besin;

1. Kinoa: 9 gerekli amino asit içeren kinoa, tam bir proteindir.

2. Bulgur: Lifle dolu olan bulgur lezzetlidir ve iştah açıcıdır. Bulgur ile lezzetli pilavlar yapabilirsiniz.

3. Sardalye bol miktarda protein, kalsiyum ve Omega-3 yağ asitleri içerir.

4. Karalahana: Kalsiyum, beta-karoten ve C vitamini içeren karalahanayı patates kızartmasına alternatif olarak tüketebilirsiniz.

5. Pazı: Yeşil yapraklı bir başka sebze olan pazı, vücudunuza kalsiyum ve lif sağlar. Ispanaktan sıkıldığınızda pazı yiyebilirsiniz.

6. Mantar: Kadınlarda östrojen hormonu seviyesini düzenlemeye yardım ederek göğüs kanserine karşı korur.

7. Arpa: Bol lif içeren arpa kolesterolle savaşır.

8. Fıstık ve badem yağı: Kalp dostu tekli doymamış yağlar, protein bakımından zengin lezzetlerdir.

9. Yulaf unu: Kalp hastalığına karşı savaşmaya yardım eden yulaf unu, çözünebilir lif içerdiğinden sizi öğle yemeğine kadar tok tutar.

10. Yağsız süt: Vücudunuz için gerekli olan 9 besin değeri sunan sütte nörolojik fonksiyonlarınıza yardım eden B vitamini ile kanserle savaşan D vitamini bulunuyor. 10. Yağsız süt: Vücudunuz için gerekli olan 9 besin değeri sunan sütte nörolojik fonksiyonlarınıza yardım eden B vitamini ile kanserle savaşan D vitamini bulunuyor.

11. Yaban mersini: Lifle dolu olan yaban mersini, antioksidanlar bakımından da oldukça zengindir.

12. Yumurta: Beyazı en düşük düzeyde kalori (ve sıfır yağ ya da kolesterol) içeren yumurtanın sarısı ise kötü ünüyle bilinir. Fakat yumurtanın sarısında B12 ile A vitamini ile hamileler için oldukça önemli olan kolin isimli besin bulunuyor.

13. Ispanak: Sağlıklı saçlara sahip olmak için demir ihtiyacınızı ıspanakla karşılayabilirsiniz. Ayrıca, ıspanak folat, ve en az bir düzine flavonoid ile doludur.

14. Kivi: Bu tüylü meyve portakaldan 2 kat fazla C vitamini ile en az muzdaki kadar potasyum içeriyor.

15. Yabani somon: Sahip olduğu omega-3 yağ asitleri ruhsal durumunuzu iyileştirir ve cildinizi parlak tutar. Yabani somon daha az toksine maruz kalmıştır.

16. Sızma zeytinyağı: Tekli doymamış yağın en önemli kaynağı olan sızma zeytinyağınızı makul miktarda tükettiğinizde kalp hastalığı riskini bile azaltabilirsiniz.

17. Kemiksiz, derisiz tavuk göğsü: Yarım tavuk göğsünde sadece 2,5 gram yağ ve 22 gramdan fazla protein bulunuyor.

18. Avokado: Yarım kase avokado sayesinde günlük lif miktarının yaklaşık yüzde 20’sini karşılayabilirsiniz. Ayrıca bu meyvede kolesterol düşürücü tekli doymamış yağlar bulunuyor. 18. Avokado: Yarım kase avokado sayesinde günlük lif miktarının yaklaşık yüzde 20’sini karşılayabilirsiniz. Ayrıca bu meyvede kolesterol düşürücü tekli doymamış yağlar bulunuyor.

19. Börülce: Antioksidan bakımından zengin olan börülcenin salatasını yapabilir ya da yemeğini pişirebilirsiniz.

20. Yer elması: herkesin çok fazla bilmediği bu gıda da antioksidan, beta-karoten bakımından oldukça zengindir.

21. Edamame: Bu küçük soya fasulyeleri öğütülmüş buğday tahılından daha fazla lif içeriyor ve kızarmış hindi ile aynı oranda proteine sahiptir.

22. Balkabağı: Antioksidan bakımından zengin olan balkabağı cildinizi sağlıklı tutar. Ayrıca içerdiği potasyum ise kan basıncınızı düşürmeye yardım eder.

23. Portakal: C vitamini kaynağı olan portakal, vücudunuzun yağ yakmasına yardım eder. Ve soğuk algınlığını önlemeye yardımcı olmasının yanında, cildinizin esnek tutmak için kolajen sentezini harekete geçirir.

24. Yağsız yoğurt: Probiyotik bakımından zengin olan yoğurtta normal yoğurda göre 8 gram daha fazla protein bulunuyor.

25. Brokoli: Yarım tabak pişmiş brokoli, almanız gereken günlük miktarın yüzde 80’ini karşılıyor. Ayrıca, brokolide kanın uygun şekilde pıhtılaşmasına yardım eden K vitamini bulunuyor.

26. Siyah fasulye: Antioksidan ve magnezyum bakımından zengin olan bu fasulye, sinir ve kas fonksiyonun çalışmasına yardımcı olur.

27. Ceviz: İyi bir omega- 3 yağ asiti kaynağı olan ceviz, kötü kolesterolü düşürür ve iyi kolesterolü yükseltir.

28. Tam tahıllı hamur işleri: Tipik irmik çeşidinden 3 kat daha fazla lif içeren hamur işlerini ölçülü tüketin.

29. Badem: Tekli doymamış yağlarla dolu olan badem, kan damarlarınızı sağlıklı tutar. bitki lifleri kolesterolünüzü düşürmeye yardım eder.

30. Mercimek: Protein bakımından zengin olan mercimekte ayrıca belirli doğum kusurlarını önleyen bir besin olan folattan bol miktarda bulunuyor. (Kaynak: Reader’s Digest Dergisi)
Mutlaka Tüketilmesi Gereken 30 Gıda

Leave a comment »

Kolay yoğurt çorbası

Yine kolay bir çorba tarifimiz var sizlere. Kolay yoğurt çorbası tarifi;

kolay yogurt corbasi1 6889 Kolay yoğurt çorbası

3 Çorba kaşığı yoğurt
1 Yumurta
1 Çorba kaşığı un
1 Tatlı kaşığı tuz
1/2 Çorba kaşığı tareyağı
1/2 Çorba kaşığı nane

kolay yogurt corbasi2 9165 Kolay yoğurt çorbası

Tencereye 4 su bardağı su koyup tuz atarak kaynatınız. Yumurtayı bir kâseye kırıp yoğurt ve un katınız. Çatalla çarparak biraz sulandırınız. Kaynar su ile ılıklaştırıp çorba suyuna karıştırarak ilave ediniz. Yağ koyup bir taşım kaynatınız. Çorba kâsesine boşaltıp üzerine kuru nane serpiniz.

Not: Bu çorba 10 dakika içinde hazırlanır. Lezzetli ve besleyicidir. Yumurta ilave edilmezse yoğurt 6 çorba kaşığı konur.

Afiyet olsun Melek‘ler…

Kolay yoğurt çorbası

Leave a comment »

Yaza daha zayıf girmenin anahtarı

Yaza daha zayıf girmenin anahtarı

Diyetisyen Zuhal Güler Çelik’in önerileri…

1.Yemek yeme alışkanlıklarınızla ile ilgili davranış değişikliği yapın

Az ve sık yemek yiyin, öğün atlamayın. Bu yeme şekli, sizin için uygun olan günlük kalorinin, gün içine dağılmış olarak alınmasını ve vücutta depo edilmeden harcanmasını sağlayan çok önemli bir anahtardır.

Hergün sebze ve meyve yemeye çalışın. Böylece vücudunuzun ihtiyacı olan posayı almış olursunuz.

Yemekleriniz için küçük tabak , salatalarınız için büyük tabak kullanmaya özen gösterin.

Küçük lokmalar halinde yemek yiyin, iyi
çiğneyin, acele yemek yemeyin.

Yemek yerken başka birşeyle meşgul olmayın (TV izleme, gazete, kitap okuma gibi).

Yüksek kalori içeren hazır besinleri çok sık tüketmeyin.

Mutlaka kahvaltı yapın, öğünlerde aşırı yemek yememeye özen gösterin.

Yeterince ve bol su için

Sıkıntılı ve stresliyseniz bunu yemek yiyerek bastırmaya çalışmayın. Stresinizi atmak için kendinize farklı uğraşlar bulun.

2.Yemek pişirme yöntemlerinizle ilgili davranış değişikliği yapın

Etli, kıymalı yemeklere yağ koymayın.

Diyetinizdeki doymuş yağ ve kolesterol miktarını azaltın. Yemeklerinizde zeytinyağı ve diğer bitkisel yağları da kullanın.

Zeytinyağlı sebze yemeklerine az yağ koyun (1 kilogram sebze için 2-3 yemek kaşığı zeytinyağı).

Her türlü kızartmadan uzak durun, evinizde kızartma yapmamaya çalışın. Dışarda yerken de çok sık olmamasına dikkat edin.

Kömür ateşinde, aşırı pişmiş etleri ve salamura ve tütsülenmiş yiyecekleri yemekten kaçının.

Tatlı yerine meyve veya daha hafif olan dondurma gibi sütlü tatlıları deneyin.

Fırında pişmiş börekleri tercih edin.

Yaza daha zayıf girmenin anahtarı

Leave a comment »

Dudak parlatıcısı kanser yapar mı?

Dudak parlatıcısı kanser yapar mı?

Bu tezin doğru olup olmadığından şüpheleniyorsanız, doğru! Ancak bu konuda atlamamanız gereken dudak parlatıcıların dudaklarınızı aynı zamanda koruyan bir ürün olduğu. Dudaklarınız sebum bezlerine sahip değildir, cildiniz gibi doğal olarak yağ üretmezler. Sonuç olarak çabuk kuruyabilirler. Daha önemlisi sebumun doğal koruyucu etkisi hiç yararlı değildir, güneş ışınlarından kolay etkilenmesine neden olur. Sonuç? Kollajen ve elastin dejenerasyonu cilt kanseri riskini artırır.

Çoğu insan dudak kurumasını cilt kanseri riskini görmezden gelerek önemsemez. Önemli olan parlatıcıların güneş ışınlarını dudak bölgenizde yoğunlaştıracağı konusu.. Bu nedenle dışarı çıkarken parlatıcı sürmeyebilirsiniz.

Diğer bir kolay çözüm SPF içeren dudak parlatıcı kullanmak.
Eğer bunları pahalı buluyorsanız dışarı çıkarken dudak parlatıcınızı silip içeride yeniden sürmek olabilir. Bunun için uygun fiyatlı bir dudak parlatıcısı alabilirsiniz.

Hala dudaklarınızı korumak için sevdiğiniz lipstick ya da parlatıcıyı kullanabilirsiniz. E vitamini içerenlerini kullanmanız hem nemlendirici özelliği hem de antioksidan özelliği sebebiyle ne olursa olsun dudaklarınızı güneşin zararlı etkilerinden koruyacaktır.

Dudak parlatıcısı kanser yapar mı?

Leave a comment »

Giden kilolarınız geri gelmesin!

Bir çok bayanın sorunlarından biri de uzun zahmetler sonucu verdiği kiloları diyeti bıraktıktan kısa süre sonra geri almaktır. Uygulayacağınız basit yöntemlerle kiloları vücudunuzdan uzak tutabilirsiniz.

kilo verme6 Giden kilolarınız geri gelmesin!

Nasıl olsa bir – iki kilodan kilodan bir şey olmaz deyip, eskisi gibi kontrolsüz yemeğe mi başlayacağız? Bu kadar çaba harcadıktan sonra tabii ki HAYIR! Çünkü, eski alışkanlıklara dönmenin, verilen kiloları da geri getireceğini hatırlatmak istiyorum. Aslında birçoğumuz kilo korumanın, kilo vermekten daha zor olduğunu birkaç kez deneyimlemişizdir. Kiloyu koruma konusunda yetersiz kalınması, iki temel nedene bağlanabilir.

1 – Gerçekçi olmayan ve ulaşılamaz hedefler belirlenmesi.Sonuca ulaşılsa dahi, o kiloyu korumak zor olur. Çünkü, ulaşılan, bireyin sabitlemekte zorlanacağı kilodur ve birey bunu uzun süreli koruyamaz. Bunun sonucunda da birey kendini kısır bir döngünün (kilo alıp-verme) içinde bulur.

2 – Bireylerin, zayıflama programında kazandıkları beslenme alışkanlıklarını devam ettirmemesi.
Birçok kişi zayıflama programı süresince yaptığı aktiviteyi bıraktığında kiloyu koruyamaz ve tekrar kilo alabilir. Bu programlardaki genel amaçta; kaybedilen kiloların geri alınmasını önlemek veya bu artışın minimum düzeyde olmasını sağlamak, sağlıklı-dengeli beslenmeyi yaşam şekli haline getirmektir.

HAREKET PLANI: NE YAPMALIYIZ?
Kiloyu korumanın sırrı, protein, karbonhidrat ve yağ dengesinde yatar. Yapılan çalışmalar, kilo korumada düşük yağlı diyetlerin daha başarılı olduğunu göstermektedir. Ayrıca diyet ve egzersizle verilen kiloların uzun süre korunabileceği de biliniyor.

“Yine mi diyet yapmam gerekiyor?”, “Ben hiçbir zaman, istediğim gibi yemek yiyemeyecek miyim?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Tabii ki istediğimiz, sevdiğimiz, keyif aldığımız besinleri tüketebileceğiz. Ancak, kilo almak istemiyorsak enerji dengesini sağlamak çok büyük önem taşıyor.

Kilo koruma yöntemi, normal öğününüzde almanız gerekenden daha çok kalori aldıysanız bunu dengeleyebilmeyi sağlar. Bu nedenle, ipin ucunu kaçırdığınızı düşündüğünüzde, o günün akşamı ve ertesi günün öğlenini çorba, salata, zeytinyağlı, yoğurt, meyve gibi hafif besinler tüketerek, alınan fazla kalorileri, dengelemeye çalışabilirsiniz.

Özel bir gündesiniz (doğum günü, parti, kokteyl, yılbaşı, bayram vs), üç seçiminiz olduğunu düşünün ve hangisini seçmek istediğinize siz karar verin.

DOĞUM GÜNÜ SÜRPRİZİ!
Bugün sizin doğum gününüz ve arkadaşlarınız akşam için size sürpriz bir parti hazırlamış. Önce yemek yiyeceksiniz, sonra mumlarınızı üfleyeceksiniz. Oysa siz daha yeni fazla kilolarınızdan kurtulmuş-sunuz ve kilonuzu korumak istiyorsunuz.

1. SEÇENEK: BİR GÜNDEN BİR ŞEY OLMAZ
“Bugün doğum günüm, yemek yemek için daha özel bir gün olabilir mi? Canımın istediği kadar yemek yiyip, içeceğim, bir – iki kilodan bir şey olmaz. Ertesi gün aç gezerek dengelerim nasılsa.”
(Maalesef, bu seçim ileriki günlerde daha fazla yeme atağı ve suçluluk psikolojisiyle tüm düzeni bozacak en kötü yoldur.)

2. SEÇENEK: HAYIR, PASTAMDAN DAHİ TADAMAM
“Kilo vermek için o kadar uğraştım, tartıya çıkıp kendimi 100 gram bile almış görmeye tahammül edemem. Çok ısrar ederlerse en fazla bir çatal alırım.”
( Bu seçim de, yasaklama sebebiyle bir süre sonra vazgeçmeyi ve yeniden eski ve kötü alışkanlıklara dönme riski içerir.)

3. SEÇENEK: YEDİKLERİMİ DENGELEYEBİLİRİM
İstediğim kiloya ulaştım. Bugün doğum günüm, tabii ki yemeğimi, pastamı, alkolümü tüketeceğim. Nasıl mı? Ana yemekte ızgara tercih edip, yanında yağsız salata alırım. Bir dilim pasta yiyeceğim için ekmeğimden ve salatamdaki yağdan vazgeçebilirim. Gece ara öğünümdeki meyve yerine de bir – iki kadeh şarap ve bol su içerek geceyi kilo almadan tamamlayabilirim. Yarın da beslenme düzenime aynen devam ederim.

Giden kilolarınız geri gelmesin!

Leave a comment »